Bu Blogda Ara

8 Kasım 2012 Perşembe

4 KuRaL



kaç kere paylaştım bilmiyorum ama çok sevdiğim için, okumayan varsa yine tekrar.
(hatta okuyan varsa da tekrar okumakta sakınca yok )

HİNT FELSEFESİNİN 4 ALTIN KURALI

İlk kural :
"Karşına çıkan kisiler her kimse, dogru kisilerdir. Bunun anlami sudur, hayatimizda kimse tesadüfen karsimiza cikmaz. Karsimiza cikan, etrafimizda olan herkesin bir nedeni vardir, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir sey ögretirler."


İkinci kural :
"Yasanmis olan her ne ise, sadece yasanabilecek olandir. Hic bir sey, hem de hic bir sey yasadigimiz seyi degistiremezdi. Yasadigimizin icindeki en önemsiz saydigimiz ayrintiyi bile degistiremeyiz. "Söyle yapsaydim, böyle olacakti" gibi bir cümle yoktur. Hayir, ne yasandiysa, yasanmasi gereken, yasanabilecek olandir, dersimizi alalim ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de, hayatimizda karsilastigimiz her olay, mükemmeldir."

Üçüncü kural :
"Icinde baslangic yapilan her an, dogru andir. Her sey dogru anda baslar, ne erken ne gec. Hayatimizda yeni bir seyler olmasina hazirsak, o da baslamaya hazirdir."

Dördüncü kural:
"Bitmis olan bir sey bitmistir. Bu kadar basittir.""Hayatimizda bir sey sona ererse, bu bizim gelisimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest birakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmis oldugun bu tecrübeyle ileriye dogru bakmak daha iyidir."

Kendine iyi bak. Tüm kalbinle sev. Sonuna kadar hayatın tadını çıkar. Hayatındaki her gün bir hediyedir, kıymetini bil..!








Hayat'ın temposu ile koşmak yerine,
daha kısa mesafelerde etkili olacak bir biçim bulun kendinize..
Allah herkesin gönlüne göre versin inşallahhhhhh...



7 Kasım 2012 Çarşamba




Ceza ~ Türk Marşı 



Ya bir öne gel ya bir geri git ya da bana bırak hadi bu nasıl bir beat, 
Bir gün kralsın, bir gün varsın, bir gün yoksun, bazen tok, 
Bu nasıl bir gün, bu yeni bir gün ve de bana neşe verebilecek bir gün, 
Her gün tekrar doğdum, bazen soğudum, kaçtım kendimden, 
Birden fazla yorucu olur, dertler artar sorunu bulun, 
Kimler çözmüş ki bu sorunu, bizler bulsak da bu soruyu, 
Göremiyoruz, çözemiyoruz, bir ileri iki geri yürüyoruz hep, 
Kimler gelmiş geçmiş sırlar var hep hiç çözülemeyen, 
Dünden kalmış ne var acaba, çok tebrikler bulup alana, 
Tam bir yapboz hayat acımaz, yoktur diyen bunu nasıl göremez, 
Tabi göremez, bakamadı hiç, kafasını çevirip o yere gömer hep, 
Birden fazla bundan varsa artık yandı hep, 
İnsanlar insanlıktan çıkmış bazen gördüm gerçekten,
Sen yok zannetsen de gerçek böyle her yerde, 
Haykırsan, inletsen de asla duymaz hiç kimse, 
Hep anlatsan, zannetmem ben duysun kimse bir yerde, 
Peri beni nerelere götürüyor, veremedim ara bile, 
Bana bunu getiriyor, geri geri gidiyorum arada bir sıkılınca, 
Adım atamadım, ara tara hadi beni gelip al. 
Dere tepe koşuyorum ara sıra sıkılıp, elime de bir kalem alıp aşıyorum tepe dere, 
Deli gibi yürüyorum gece gece, kapa çene hadi bunu hece hece edip gelip al, 
Neyi bilemedik acaba ve neyi göremedik, adım atamadık, elimize de ne geçmiş 
Nerelere gelemedik acaba ve nereleri göremedik ve yanına varamadık hiç, 
Biri bana desin hadi bunun sonu nerelere varır , 
Neyin sonu bunu bana soruyorsun, ama derin düşünenin külü kalır geri meri geri kalan iyi 
Değirmeni çevirmeli mi hadi bir de bunu başa alıp okuyalım ya da bunu boşa koyup okutalım bu ne fayda 
Hele bir de olu kesenlere bir yol açın atı bile yarım adım ileride yürüyor, 
Kutu gibi dolu kafa beni deli ediyor ve sonu bile bile, geri adım atamadığımız uçuruma gidiyorsak, 
Aman uzak olun geri durun yasak olan şeyler çok olur.






Yarınlar hep yarın, hep yarım.


Allahım, değiştiremediklerimi kabul etmem için bana güç ver.








Hiç birimi seni anlamıyor, sorun hep onlarda mı? hep senmi haklısın? 

...............????

Başkalarını suçlamayı bırak ve şunu kafana sok, sorun sende.








BambAşKa bir Hiçlik Makamı

Kimliksiz kalmış mevsimimde tüm kemiklerim donuyor
Sen yarınlarımızı parçalıyorsun ! Haberin yok.... Birgün olursa, çok geç olmasın o gün...



5 Kasım 2012 Pazartesi





Yan yana yatmıyoruz... 
                                 ayrı ayrı Yan gelip yatıyoruz :(,







                      oysa ne güzel ...
                                         amaaan, neyseee boş ver!!






~ İkimizde yanlış yerlerde yalnızız.!




‎''Rabbim!
Beni yalnız bırakma!"

Enbiya Süresi /89. Ayeti










Duam'daki gözyaşım kadar edepliydi sana olan aşkım..Ey sevgilim, Ben seni kalbime koyana sevdalıyım...



















4 Kasım 2012 Pazar







İNSAN PSİKOLOJİSİNİ YÖNETME
-




Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında
küçük bir ev alır.
Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler

yollarının üzerindeki her çöp bidonunu
bağırıp, çağırarak tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günler sürer
ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.

Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken,
kapısının önüne çıkar onları durdurur
ve: "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken
aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 dolar vereceğim" der.

Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler.
Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der:
"Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan boyle size sadece 50 sent verebilirim."

Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye.
Aradan birkaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları:
"Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size
günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?"

"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 sent için
bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."